
Hiç böyle bir acıyla karılmamıştı ruhum,
Fay hattından kırılıp yarılmamıştı ruhum.
Uzaklardan bakınca Antakya ayaktaydı.
Yaklaşınca enkaza dönüşen vaveylaydı.
Yaslanıp çökmüş evler, toz bürümüş kepenkler,
Issız kaydıraklarda boza dönmüştü renkler…
İpteki çamaşırlar çırpınıp titriyordu,
Topraktan damar damar ağıt yükseliyordu.
Bebeği annesiyle mezara giriyordu,
Kanı çekilmiş adam “dokuzuncu” diyordu.
Bir kadın taş üstüne oturmuş ağlıyordu,
Geceyi yetim kızın feryadı dağlıyordu.
Dünkü yemyeşil tarla, boydan boya mezardı,
Koynunda genç ihtiyar binlerce ölü vardı.
Uyuştu damarlarım, keçeye döndü dilim,
Kıyameti gördüm ya ben artık ben değilim.
Antakya / 2023
Mehmet Taştan
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder